6 Ağustos 2012 Pazartesi

Bir zamanlar Gazi Avşar adında bir köylümüz varmış....

            İnsan tanımadığı biri hakkında nasıl yazı yazar ve yorum yapar denebilir.Bu zorluğun farkındayım ve bu zorluğu aşmak için kişisel konulardan uzak kalarak genel değerlendirmeleri tercih edeceğim. Amacım köyümüzün insanı üzerinde iyi ya da kötü emeği olan, 1950'li yıllarda bir çok köylümüzün Ankara'ya gelmesine vesile olan bir insanı unutmamak ve unutulmaması için elimden geldiğince bir şeyler yapmaktır.
            Her insan gibi onun da iyi ya da kötü yanları vardı elbette. Gazi Avşar o günün koşulları güçlü olmayı rekabetin bir numaralı şartı olduğunu kavramış ve o şekilde davranmış(şu an dahi içkili hizmet sektörü kabadayılık üzerine kurulu) bir kişidir. Tüm bunlar yapılırken birtakım canlar yanmıyor değil. Vurdulu kırdılı bir hayat tarzını tüm hızıyla yaşamıştır.
           Kırşehir'den gelip nasıl o işe başladığı hakkında da pek fazla bir fikrim yok. Ancak pavyon, içkili lokanta benzeri işleri 1950-60 yılları arasında Ankara'da yapan, o camiada oldukça sözü geçen, uzun yıllar yaptıkları ve yapmadıkları anlatılan bir insandır Gazi Avşar. Adnan Menderes ile arasının çok iyi olduğu söylenir.DP'nin tüm seçim gezilerine gidermiş. Demokrat Parti ile bağları kuvvetli bir insan olduğu söylenir ve yaptıramayacağı işin olmadığı anlatılırdı. Bu bağdan dolayı Adnan Menderes ile Yassıada'da  yargılanmış, hapis yatmış ve bir kısım mallarına da el konulmuş.
            Aile o yıllardan sonra da bu işleri bir miktar daha yaptı. Ancak o tantanalı günler bir daha asla olmadı. Günümüzde kardeşinin çocukları eski şaşalı günleri kadar olmasa da Altınkapı adı altında bir yer işletiyorlar. Ancak o şaşalı günler geride kaldı. Kaba güçle kurulan düzen 60 ihtilali ile sona erdi..O günlerden geriye şu an hatıradan başka bir şey  kalmadı. Hatta işin kötü tarafı  o dönem insanlarının çoğu rahmetli olduğundan o günleri hatırlayan ve sohbetini yapan dahi kalmadı denebilir.
             Gazi Avşar köyümüz insanı için ne yapmıştı? Bir çok insanı Kırşehir'den koparıp Ankara'da çalışır hale getirdi. Ücret karşılığı çalışmayı öğretti. Büyük şehir'de yaşayıp farklı mesleklere geçmemize vesile oldu.Ankara'nın imkanlarını kullanır hale gelindi. Okuma yazma konusunda, devlet dairelerinde iş bulma konusunda ilk adım ağırlıklı olarak onun sayesinde atıldı.Köyümüz ve köylümüzün bir ayağı köyde kaldı ise bir ayağı da artık dışarıda idi.
             Gazi Avşar hakkında yorum yaparken her türlü yorum yapılabilir insan. Yarıdan fazlası dolu bir bardak gibidir o. Kanımca onun hakkında yapılacak en doğru yorum şu olacaktır. Tüm köylülerim için geçerli olduğu gibi kendine zararlı başkasına yararlı bir insandı. Koca köyü Ankara'ya tek tek getiren hatta hatta evlerini, ailelerini Ankara'ya getirmeleri için ayrıca teşvik eden bu değerli büyüğümüze Allah'tan rahmet dilemekten başka şu an için elimizden başka bir şey  gelmemekte.
              Annem onun iyiliğini hiç unutmamıştı. Her konu açıldığında hayır duasını eksik etmezdi. Köyde kalsaydık çocuklarımın hiçbiri okumazdı, derdi. Babam sanatoryumda yatarken köylülerimizle babamın günlük yevmiyesini göndermesini annem takdirle anlatırdı.Köylülerimiz çalışmadan para almamıza karşı çıkmış, o ise hastaneden çıkana kadar paranın gönderileceğini söylemiş ve göndertmiş.
           
               .Babam ve aileme emeği geçen Gazi Avşar'a sonsuz teşekkürler.
           
                İyiliklerini asla unutmadık


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder